The Mentalist Dizisi | Konusu | İncelemesi

0
968

The Mentalist, 23 Eylül 2008 tarihinde CBS’de yayınlanmaya başlayıp 18 Şubat 2015’te sona eren bir polisiye dizi. Her ne kadar kağıt üstünde polisiye olsa da Mentalist’in bundan çok daha fazlası olduğunu diziyi izleyen herkesin doğrulayacağına eminim.

Dizinin adından da anlaşılacağı gibi baş karakterimiz Patrick Jane, bir mentalist. Peki nedir bu mentalizm? Her bölümün başında yazdığı gibi zihinsel zekasını kullanıp hipnoz ve telkin uygulayan kimse, düşünce ve davranışları yönlendirme uzmanı. Patrick Jane, sizi olması imkansız şeylerin olduğuna inandırabilir, kıyafetleriniz ve davranışlarınızdan kişiliğinizi okuyabilir, gözünüzden kolaylıkla kaçacak en küçük ayrıntıyı bile görebilir. Büyük illüzyonistler de genelde Patrick Jane gibi mentalist oluyor. Zaten Jane de illüzyon numaralarında usta. Cinayetleri çözerken de o numaraları uyguluyor gibi düşünün.

Jane, bu özelliklerini kullanarak herkesi bir medyum olduğuna inandırmıştır. Televizyon programlarına çıkar, çok fazla para kazanır. Ta ki Red John lakaplı bir psikopatın Jane’in karısını ve kızını öldürene kadar. Red John, kesinlikle Jane’in dengi diyebileceğimiz biridir. Bu noktadan sonra Jane’in hayatında her şey değişir. Jane, hayatını Red John’dan intikam almaya adamıştır. Davayı daha yakından takip edebilmek için CBI’da (California Araştırma Bürosu) bir ajan ekibine dahil olur.

The Mentalist’in klasik bir polisiyeden farkı, Jane ekibin diğer üyelerinin aksine oyunlar çevirerek, insanları manipüle ederek, çoğunluğun saçma ve gereksiz olduğunu düşündüğü detaylarla sonuca ulaşıyor. İnsanları kolayca okuyabilmesi de davalara yardımcı olan diğer faktör.

Bu videoda Jane, ekibin patronu Lisbon’ın zihnini okuyor. Aslında okumaktan çok tahmin etmek desek daha doğru olur.

Zaten yedi sezonun sonunda her şeyin bir açıklaması olduğuna inanıyorsunuz. Gerçekten. Eğer paranormal olaylardan endişe duyuyorsanız The Mentalist, bütün kaygılarınızı çöpe atacak.

Öncelikle şu 18 saniyelik  videoyu izleyin.

O kürdan kendine kendine nasıl hareket etti ? Açıklaması bu kadar basit işte. Üflüyor. Tabii ki bu sahne bu durumun en basite indirgenmiş versiyonu. Dizi, yaşanması kürdanın kendi kendine hareket etmesinden çok daha imkansız olan olayların aslında ne kadar mantığa uygun bir biçimde açıklanabildiğini izleyiciye anlatıyor. Jane, zamanında bu şekilde çok üçkağıtçılık yaptığı için konuya oldukça hakim. Zamanında derken üçkağıtçılığı tam olarak bırakmış değil. Sadece biraz törpülemiş diyelim. Eşi ve kızının ölümünden sonra kendine biraz daha çeki düzen verse de Jane, yeteneklerinin oldukça farkında ve bu onu çok kibirli biri yapıyor. Bazen sonuca ulaşmak için yaptığı hareketleri düşünmeden yapıyor ve çoğu zaman başını belaya sokuyor. Hakkını vermek lazım, düştüğü durumlardan sıyrılmasını da iyi biliyor. Kuralları esnetmekten çekinmiyor. Fiziksel güçte kesinlikle bir iddiası yok. Hatta fiziksel bir tehlike gördüğü anda topuklamaktan çekinmiyor.

Diziyi sürükleyici yapan şey sadece bölüme özel cinayetler değil. Dizinin büyük konusu Red John davası zaten arkadan ilerliyor. Hatta Red John’un bölüm cinayetlerine dahil olduğu da oluyor. Diğer bir şey ise ekibin arasındaki dinamik ve aralarındaki drama. Diğer üyelerin öyle ahım şahım oyunculukları olmasa da dizi sizi karakterleri çocuğunuz gibi sevme noktasına getiriyor.

Mesela şu sahne:

Dizinin yedi sezonunun yedisi de kusursuz değil. İnişler çıkışlar oluyor fakat dizi bir formül tutturmuş ve onu uyguluyor. Sen de o formülü çok sevdiğin ve alıştığın için sona kadar keyifle izliyorsun. Bana “En sevdiğin dizi ne?” gibi yüzeysel bir soru sorulduğunda son birkaç yıldır Mentalist cevabını yapıştırıyorum. İzlediğim en iyi dizi kesinlikle değil fakat seviyorum, ne yapayım?

YORUM GÖNDER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin