McMafia Dizisi | Konusu | Tanıtımı | İncelemesi

0
980

2018’in ilk Yorumluyorum’unda kitaptan uyarlama bir diziyle karşınızdayım. İngiliz gazeteci-yazar Misha Glenny’nin 2008 yılında yazdığı, kurgusal olmayan (gerçeklere ve olgulara dayalı) kitabı McMafia: A Journey Through the Global Criminal Underworld‘den esinlenilen yapım BBC, AMC ve Avrupa’nın en eski ajanslarından biri olan Curtis Brown Literary and Talent Agency ve Twickenham Studios ortaklığında dizi dünyasına merhaba dedi. 1 ve 2 Ocak’ta peşpeşe yayınlanan ilk iki bölümüyle BBC One ekranlarında izleyiciyle buluşan McMafia, benim ilgi duyduğum türlerden yeraltı suç dünyasını anlatan bir yapım. İlk sezon sekiz bölüm olarak Londra, Zagreb, Katar, Prag, Kahire, Belgrad, Belize, Moskova, Tel Aviv ve İstanbul şehirlerinde çekilen dizi büyük bütçesiyle de daha şimdiden dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Haliyle ilk bölümünü izleyip yorumlamak için karar vermem pek zamanımı almadı. Hadi başlayalım;    

Kimler Oynuyor

McMafia, çok geniş bir oyuncu kadrosuna sahip. Birçok farklı uyruktan oyuncunun varlığı diziye baştan büyük bir zenginlik katmış durumda. Fazlasıyla tanıdığım bir yüze rastlamadığım için isimler konusunda sizlere görüşlerimi aktaramayacağım ama ilk bölüm itibarıyla sırıtan bir oyuncuya rastlamadığımı belirtmem gerek. Sadece baş roldeki James Norton’un bölümün başlarında “ben mafya değilim” tavırları bana biraz zorlama geldiyse de olayların ve karakterinin giderek değişmesiyle bu sorunun da ortadan kalkacağına inanıyorum. İlk bölüm itibarıyla en göze batan karakterler ise şöyle, ailesi Rus mafyası tarafından ülkesinden kaçmaya zorlanmış, İngiliz kültürüyle yetiştirilmiş ve ailesinin geçmişinden uzak durmaya çalışan Alex Godman (James Norton), İsrailli iş adamı Semiyon Kleiman (David Strathairn), Alex’in ailesi, baba Dimitri Godman (Aleksey Serebryakov), anne Oksana Godman (Maria Shukshina), kız kardeş Katya Godman (Faye Marsay), amca Boris Godman (David Dencik), Alex’in kız arkadaşı Rebecca Harper (Juliet Rylance) ve Rus mafyasının şu anki lideri Vadim Kalyagin (Merab Ninidze). Birçok çekim yerinden ve genişleyip başka ülkelere yayılacak konudan yola çıkarak kadronun daha da derinleşeceğini düşünüyorum. McMafia’nın senarist koltuğunda ise 1997 yılında “The Wings of the Dove (Güvercinin Kanatları) filmiyle Oscar adaylığı bulunan İranlı senarist Hossein Amini ve Black Mirror’dan tanıdığımız James Watkins bulunuyor.

Konusu Neymiş

Godman ailesi Rus mafyasının bir parçası olmasına rağmen, ülkelerini mafyanın zoruyla terk etmek zorunda kalmıştır. Alex İngiliz kültürüyle yetişmiş ve hem ailesinin bağlantılarından hem de onların legal olmayan paralarından uzak durmuş bir fon yöneticisidir. Özellikle iş piyasasında ailesiyle anılmamak için çok çaba göstererek, kız arkadaşıyla huzurlu, mutlu ve dürüst bir yaşam sürmektedir. Ancak hayat Alex’in bu çabalarını önemsemeden giderek onu bu karanlık dünyaya çekmeye başlar. Arap yarımadasında, Doha’da yaşanan bir patlama onun dürüst hayatının çoktan paramparça olmaya başlamasına neden olmuştur. Rus mafyasının patronunu öldürmek için yapılan bu saldırı Godman ailesinin hedef tahtasına konmasına yol açmıştır. Sonrasında yaşanan olaylar Alex’in yeraltı dünyasından ve kirli işlerden artık uzak duramamasına neden olacaktır.

Ne Umdum Ne Buldum

McMafia, öncelikle ismiyle bana dünya üzerinde en fazla şubeye sahip olan restoran zincirlerinden McDonalds’ı anımsatarak bir anlamda 21. yüzyılda mafyanın ne kadar globalleştiğini göstereceğini vaat ettiği için çabucak ilgimi çekti. Her ne kadar ismi ilgi çekici olsa da diziye oldukça mesafeli yaklaştığımı belirtmem gerek. Konusuna şöyle bir göz gezdirince günümüzde geçen, çakma bir The Godfather’la karşılaşmaktan oldukça çekinmeye başladım. Eğer henüz Türkçe’ye çevrilmemiş kitabının ne kadar harika olduğunu öğrenmesem muhtemelen şimdi olumsuz eleştiri yüklü bir yazı kaleme alıyordum. Çünkü ilk bölüm, giriş sahnesi hariç ağırlıklı olarak Alex’in dürüst hayatını sürdürme isteğine odaklanmıştı. Fakat kitabını okuyanların anlattıklarının ışığında öğrendiğim kadarıyla Alex’in yeraltı dünyasına atılmasıyla bizleri soluksuz izleyeceğimiz bir gerilim ve dünyada olan biten karşısında kendimizi etkisiz eleman hissetmemize neden olacak olaylar bekliyor.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

McMafia hakkında çok sayıda yoruma rastlayınca biraz şaşırdığımı belirtmem gerek. Henüz yeteri kadar duyulmadığını düşünüyordum fakat yanılmışım. Üstelik hiçbir kötü yorumla karşılaşmadım ve dizinin mutlaka izlenilmesi gerektiğini söyleyenlerin sayısı da oldukça fazla. Ayrıca BBC ve AMC ortaklığına bir de Misha Glenny’nin kitabına dair yüksek beklentili bir çok olumlu yoruma rastladım. Dizinin ilk bölümü ve James Norton’un performansı da bayağı beğeni toplamış.

Kimler Bunu İzlemeli

Eğer türe ilgi duyanlardansanız izlemek için hiç düşünmenize gerek olmadığını söyleyebilirim. Yer altı dünyası denince aklımıza, Hollywood’un bunda katkısı çoktur diye düşünüyorum, hemen hemen hiç Rus mafyası gelmez. Ruslar genelikle bu kötü dünyanın, beyin değil de daha çok kol gücüyle çalışan kısmı gibi anlatılmıştır bize. Ama McMafia’da Rus mafyasının ne denli tehlikeli olduklarını göreceğimizi düşünüyorum. En azından kitapta anlatılanlar eğer diziye tam aktarılabilirse bu tehlikelerin boyutları daha detaylı olarak sergilenecektir.

Ben Beğendim Çünkü

Elbette türün hayranı olmamın bunda katkısı çoktur ama özellikle ilk sahnelerde konuya direk giriş beni oldukça sevindirdi. Her ne kadar sonrasında James Norton’un tavırları bana biraz sıkıcı gelse de yine de ilerleyen sahnelerde anlatılmak istenene girişin tam anlamıyla yapıldığını söyleyebilirim. Konu fazla dallanıp budaklanmadan yani dizinin izleyiciye vaat ettiği “organize suç” kavramına ne kadar erken ve detaylı olarak değinilir ise inandırıcılığın daha iyi sağlanacağını ve sıkıcılığın da bunun paralelinde o kadar azalacağını düşünüyorum. Ki sezonun sekiz bölümden oluşması beni bu anlamda bir hayli umutlandırdı.

YORUM GÖNDER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin