Ayasofya Hakkında Kimsenin Bilmediği Sırlar

0
173

Ayasofya Camii dünya mimarisinin en gözde eserlerinden birisidir. Hem Hristiyanlık dininde hemde İslamiyet dininde önemli bir yere sahiptir. İki dinin mimari özeliklerini barındıran bu tarihi miras hakkında çeşitli efsaneler ve sırlarla dolu hikayeler eski tarihlerden itibaren hep var olmuştur.

İSTANBUL’UN EN ÖNEMLİ YAPISI AYASOFYA

Peki ama bu kadar önemli eseri ve yapıyı içinde barındıran İstanbul’un en önemli yapısı hangisi? Ağcabay sorumuzu “Ayasofya” diye yanıtlıyor ve Ayasofya’nın bulunduğu alanın yüzyıllar öncesinden gelen bir çekim merkezi olduğunu anlatıyor: “Dünya paralel ve meridyenler gibi izafi bir takım koordinatlardan, enerji ağından oluşur. Bu ağların kesişme noktaları ise sunak, kilise, dikilitaş, cami gibi yapılarla işaretlenmiştir. İşte Ayasofya bu kesişme noktalarının en önemlilerinden birinin üzerinde… Buranın temel kazılarında da birçok ilginç olay yaşanmış ve kayıtlara geçmiş. Hatta kazıda ortaya çıkan bir kapı açıldığında içeriden yeşil bir ışık gelen mekandan söz edilir. Yeraltı şehirleriyle ilgili bilgilerle de desteklenir bu. İnşaat sırasında üzerinde yazılar bulunan bir yapı bulunduğu, bu yazıyı okumak için dört yönden bilgelerin çağrıldığı ama bunların da yazıyı okuyamadıkları ve o yapının muhafaza edilerek Ayasofya’nın üzerine inşa edildiği de tarihi kayıtlarda var.”

1500 senelik geçmişe sahip olan ve dünyanın sekizinci harikası seçilen Ayasofya, İstanbul’un en önemli tarihi miraslarından biri. İşte dünya mimarisi için çok değerli olan bu eserin bilinmeyen sırları:

Ayasofya’yı bekleyen melek

Ayasofya’nın inşaatı sırasında çalışanların rastladığı bir meleğin kıyamete kadar burayı bekleyeceğine dair bir sır bulunmaktadır.

Tılsımlı kapılar

Ayasofya’da bulunan 361 kapının 101 tanesinin büyük ve tılsımlı olsuğuna dair efsaneler vardır. Çünkü bu kapılar her sayıldığında bir tane fazla kapı çıkıyor.

Hz. İsa’nın Emanetleri

Efsaneye göre, Hz. İsa’nın çarmıha gerilirken kullanıldığı çiviler Ayasofya’nın içerisine saklanmış. Çünkü Hz. İsa’nın 40 bin yıl sonra Ayasofya’ya ineceğine yönelik düşüncelerin var olması.

Şeytan Ayasofya’da hapis

İstanbul fethedilince camiye çevrilmesi sırasında şeytanın işçilere sürekli vesvese vermesi üzerine Akşemsettin dua ederek şeytanı Ayasofya’nın mermerlerine hapsetmiş. Ayrıca Ayasofya’nın altındaki gizemler hala bilinmemekte

Hızır, terleyen direğin içinde hapis

Ayasofya’yı ziyaret eden herkesin bildiği terleyen direkle ilgili de efsaneler mevcut. Murat İrfan Ağcabay terleyen direğin Hızır ile ilgili olduğunu hatırlatıyor: “Hızır’ın binlerce yıl içinde farklı kimlikleri bulunuyor. Bir bilgi var ve Hızır bu bilgiyi korumak için okullar, tapınaklar kuruyor. Kimine göre zamanda seyahat eden bir uzaylı olabilir, melek, insan ya da başka bir ilahi canlı… Ayasofya yapılırken bu zatın ortaya çıkması da bana göre bu bilginin bu mekanda yaşatılıyor olduğunun çok önemli bir sembolü. Hızır kısmında tapınağın kurulması için para temin ediyor, bekçilik yapıyor, kötülüklerden koruyor, mimara yol gösteriyor… Bu sütunun fizyolojik bir özelliği var; kullanılan taş nemi çekiyor, o yüzden sürekli ıslak. Hızır’ın o sütunda hapsedildiğine inanılıyor. İnşaat parasızlık yüzünden yarım kalınca o günlerde nur yüzlü biri gelip inşaatın neden durduğunu sormuş. Para olmadığını duyunca işçiden ustasını çağırmasını istemiş. İşçi yerinden ayrılamayacağını, çünkü malzemelerin başında beklemesi gerektiğini söylemiş. Bunun üzerine adam yemin etmiş, işçiye o gelene kadar bekleyeceğine yemin etmiş. İşçi, ustasına olayı anlatınca usta adamın yanına gitmiş. Adam ustaya bir yeri işaret edip kazmalarını söylemiş. Kazılan yerden hazine çıkmış ancak sözünün eri kişi işçiyi bekleyip durmuş. Bence bu Ayasofya’daki kutsiyeti yaşatmak açısından en güzel hikayedir.”

YORUM GÖNDER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin